Çağdaş Sözlük

umer ~ عمر

Redhouse Sözlüğü - umer ~ عمر maddesi. Sayfa: 1321 - Sira: 2

1880 yılı, Redhouse Türkçe İngilizce sözlüğü umer - عمر ingilizce anlamı, عمر - umer osmanlıca ne demek. İngilizce osmanlıca sözlükte عمر - umer kelimesi nasıl geçiyor. umer osmanlıca nasıl yazılır. umer nedir, umer ne demek arapca yazılışı.

عمر means in Ottoman Turkish. What does that mean in the Ottoman language عمر. عمر attoman turkish I mean, عمر What is the meaning of the word, what does it mean in turkish عمر, Ottoman Turkish English Dictionary

عمر ما هي الكلمات الإنجليزية تعني؟ عمر تعني باللغة الإنجليزية. عمر ماذا يعني في اللغة العثمانية. عمر ماذا يعني التركي. العثماني قاموس اللغة الإنكليزية. قاموس اللغة الإنجليزية عمر

عمر چه کلمات انگلیسی چیست؟ عمر به معنای انگلیسی. عمر چه در زبان عثمانی بود. عمر به چه معنی است ترکی. واژه نامه انگلیسی عثمانی. فارسی انگلیسی فرهنگ لغت عمر

umer ~ عمر güncel sözlüklerde anlamı:

amir ::: (a. s.) : 1) bayındır. 2) resmî.

"); Ömer ::: (a. h. i.) : 1) ikinci halîfe Hz. Ömer. [haklıyı haksızdan ayırdederek, adaleti tam yerine getirmekte kazandığı için Fârûlc kelimesiyle adlandırılmıştır] , (bkz. : ibn-ül-hattâb). 2) erkek adı.

Omr ::: (a. i.) : ömür, yaşama, yaşayış, hayat.

ömr-î eâvid ::: ebedî hayat.

ömr-i güzeşte ::: geçmiş ömür.

ömr-i hazîn ::: hüzünlü ömür.

ömr-i me'yûs ::: yeisli ömür.

ömr-i pür-şitâb ::: acele geçen ömür.

ömr-i sefîl ::: sefalet I i ömür.

ömr-i tavîl ::: uzun ömür. [arapçada doğrusu "umur" dür]

ömer ::: resül-ü ekrem'in ikinci halifesi , aşere-i mübeşşere'den ve sahabenin en büyüklerindendir , çok adil , abid , zahid ve merhametli idi , fakirce yaşadı , adaleti , şecaat ve cesareti , ila-yı kelimetullah için fedakarlığı meşhurdur , çok hadis-i şeriflerle medhedildi , zamanında çok fütühat ve ilerleme kaydedildi , hilafeti esnasında bütün alem-i islam , peygamber aleyhissalatü vesselam'ın devrindeki gibi huzur ve rahat içinde yaşadı , onbuçuk sene yedi gün , dünyada hiç kimseye nasib olmayan bir adalet içinde halifelik yaptı , 63 yaşında iken şehid edildi , hak ile batılı ayırmada çok mahir olduğundan resül-ü ekrem kendisine ömer-ül faruk ismini vermiştir , bir zaman hz , ömer radıyallahü anhu demiştir ki: üç şey olmasa hazret-i kibriya'ya göçmek isterdim:1- Allah yolunda yürümek , 2- alnını toprağa sererek secde etmek , 3- en güzel semereleri toplar gibi , sözün güzelini veren insanlarla sohbet etmek

ömr ::: ömür , yaşama

ömr ::: ‬ömür

amir ::: (a. s.) 1) bayındır. 2) resmî.

Ömer ::: (a. h. i.) 1) ikinci halîfe Hz. Ömer. [haklıyı haksızdan ayırdederek, adaleti tam yerine getirmekte kazandığı için Fârûlc kelimesiyle adlandırılmıştır] , (bkz. : ibn-ül-hattâb). 2) erkek adı.