Çağdaş Sözlük

rub ~ ربع

Redhouse Sözlüğü - rub ~ ربع maddesi. Sayfa: 963 - Sira: 5

1880 yılı, Redhouse Türkçe İngilizce sözlüğü rub - ربع ingilizce anlamı, ربع - rub osmanlıca ne demek. İngilizce osmanlıca sözlükte ربع - rub kelimesi nasıl geçiyor. rub osmanlıca nasıl yazılır. rub nedir, rub ne demek arapca yazılışı.

ربع means in Ottoman Turkish. What does that mean in the Ottoman language ربع. ربع attoman turkish I mean, ربع What is the meaning of the word, what does it mean in turkish ربع, Ottoman Turkish English Dictionary

ربع ما هي الكلمات الإنجليزية تعني؟ ربع تعني باللغة الإنجليزية. ربع ماذا يعني في اللغة العثمانية. ربع ماذا يعني التركي. العثماني قاموس اللغة الإنكليزية. قاموس اللغة الإنجليزية ربع

ربع چه کلمات انگلیسی چیست؟ ربع به معنای انگلیسی. ربع چه در زبان عثمانی بود. ربع به چه معنی است ترکی. واژه نامه انگلیسی عثمانی. فارسی انگلیسی فرهنگ لغت ربع

rub ~ ربع güncel sözlüklerde anlamı:

RUB ::: f. Süpürge. * Süpürme.

"); reb' ::: (a. c. : ribâ', rübû', erbu', erbâ') : 1) ev [bahçesiyle birlikte] . 2) barınılan yer. 3) arazî.

rûb ::: (f. i.) : 1) süpürme. 2) süpürge. Reft ü rûb (silip süpürme) : mee. gezip tozma.

rub' ::: (a. s. c. : erbâ', rubû') : dörtte bir, çeyrek, bir şeyin dört kısımdan bir kısmı.

rub'-ı ceyb ::: astr. İslâm âleminin kullandığı, Türkler tarafından îcâdedilen ve eski bir astronomi âleti olan rubu' tahtasının bir çeşit logaritmik abak veya trigonometrik hesap cetveli mahiyetindeki bir yüzü.

rub'-i dâire ::: dâirenin dörtte biri.

rub'-i meskûn ::: dünyânın kara olan dörtte bir kısmı.

rub'-i mukantara ::: astr. islâm âleminin kullandığı, Türkler tarafından îcâdedilen ve eski bir el astronomi âleti olan rubu' tahtasının üstüne semânın irtisamı çizilmiş bulunan bir yüzü.

rub ::: dörtte bir.

Rub :::


  1. i. sürtme, sürtünme; ovma, ovalama; güçlük, engel; sinirlendirici şey; pürüz.

  2. f. (-bed, -bing) ovmak, ovalamak; sürtmek: sürtünerek tahriş etmek; sürtüşmek; ovup cilâlamak; sürmek; sürtünmek. rub away aşındırmak, yemek; aşınmak. rub down masaj yapmak. rub in ovarak yedirmek (yağ). rub it in (argo) yüzüne vurmak. rub off, rub out silip çıkarmak; sürtünmeyle çıkmak, dökülmek. rub out (argo) öldurmek. rub one the wrong way (argo) birini kızdırmak, sinirlendirmek, tepesini attırmak. rub shoulders with bir arada bu- lunmak.

rub' ::: dörtte bir , çeyrek

rub ::: dörtte bir , süpürge , süpürme , (bak: revb)

rub’ ::: ‬çeyrek

rub’ ::: dörtte bir

reb' ::: (a. c. : ribâ', rübû', erbu', erbâ') 1) ev [bahçesiyle birlikte] . 2) barınılan yer. 3) arazî.

rûb ::: (f. i.) 1) süpürme. 2) süpürge. Reft ü rûb (silip süpürme) : mee. gezip tozma.

RUB :::

f. Süpürge. * Süpürme