Çağdaş Sözlük

mukaddime ~ مقدمه

Redhouse Sözlüğü - mukaddime ~ مقدمه maddesi. Sayfa: 1942 - Sira: 16

1880 yılı, Redhouse Türkçe İngilizce sözlüğü mukaddime - مقدمه ingilizce anlamı, مقدمه - mukaddime osmanlıca ne demek. İngilizce osmanlıca sözlükte مقدمه - mukaddime kelimesi nasıl geçiyor. mukaddime osmanlıca nasıl yazılır. mukaddime nedir, mukaddime ne demek arapca yazılışı.

مقدمه means in Ottoman Turkish. What does that mean in the Ottoman language مقدمه. مقدمه attoman turkish I mean, مقدمه What is the meaning of the word, what does it mean in turkish مقدمه, Ottoman Turkish English Dictionary

مقدمه ما هي الكلمات الإنجليزية تعني؟ مقدمه تعني باللغة الإنجليزية. مقدمه ماذا يعني في اللغة العثمانية. مقدمه ماذا يعني التركي. العثماني قاموس اللغة الإنكليزية. قاموس اللغة الإنجليزية مقدمه

مقدمه چه کلمات انگلیسی چیست؟ مقدمه به معنای انگلیسی. مقدمه چه در زبان عثمانی بود. مقدمه به چه معنی است ترکی. واژه نامه انگلیسی عثمانی. فارسی انگلیسی فرهنگ لغت مقدمه

mukaddime ~ مقدمه güncel sözlüklerde anlamı:

MUKADDiME ::: Evvel gelen. Öne geçen. Her şeyin evveli. * Bir kitapta asıl maksada başlamadan evvel kitapda olan bahisler hakkında ve kitabın muhteviyatına dâir yazılan makale, önsöz. * Alın. Nâsiye. Alındaki perçem.

mukaddime ::: (a. s. kıdem'den. mukaddimât) : 1) öne geçen, önde giden, (bkz. : pîş-rev). 2) i. başlangıç, giriş, önsöz [kitapta-] , fr. priface.

mukaddime-i beyyine ::: huk. "beyyine başlangıcı" : hasımdan sâdır olan bir varakadır ki iddia edilen şeyi tamamen ispat etmemekle beraber bu şeyin vukuuna delâlet eyler, fr. commencement de preuve.

mukaddime-i darb U cerh ::: yaralama ve dövme başlangıcı.

mukaddime-i kübrâ ::: büyük başlangıç.

mukaddimet-ül-ceys ::: ask. ordunun ilerisinde bulunan asker, (bkz. : pîş-dâr).

mukaddimet-ül-edeb ::: Arap edebiyatına âit meşhur bir eser.

mukaddime ::: başlangıç, önsöz.

Mukaddime :::


  1. Ön söz

  2. Bir olayın başlangıcı.

  3. bk. başlangıç.

mukaddeme ::: başlangıç , giriş , önsöz

mukaddime ::: önsöz , giriş , başlangıç

mukaddime ::: ‬giriş

mukaddime ::: önsöz

mukaddime ::: başlangıç, ön söz

MUKADDİME :::

Evvel gelen. Öne geçen. Her şeyin evveli. * Bir kitapta asıl maksada başlamadan evvel kitapda olan bahisler hakkında ve kitabın muhteviyatına dâir yazılan makale, önsöz. * Alın. Nâsiye. Alındaki perçem